9.Derece Himmet

Peygamberimiz(sav) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: "Kişinin himmeti, kıymet verdiği şeye göredir". Yani, kişinin himmeti mideye ise, kıymet verdiği şey mideden çıkan kazurattan başka birşey değildir. Eğer dünyaya himmet ederse, dünyaya kıymet vermiş olur. Yok şayet himmeti Mevlâ'ya ise onun himmeti de, Mevla'nın kıymetine ki yasen olur. Sülûkta insanın şekline ve şemâline itibar edilmez. İtibar edilen tek şey, kişinin himmetinin ve kıymetinin ne yönde olduğudur. Kişinin himmeti hangi şeye ise; o kimseye o şeye nisbeten kıymet verilir.

Bir âşık hayra, şerre bulanabilir.

Sen onun hayrına, şerrine bakma.

Himmetine bak.

Doğan, isterse beyaz ve eşsiz olsun, fare avladıktan sonra bayağıdır.

Fakat baykuşun meyli padişaha olsa, doğan sayılır; külahına bakma.

Nekr-i himmet; lügatte kast demektir. Istılâhda ise; kalbin bütün kuvvetiyle Hakk'a yönelmesi mânâsına gelir. Himmet; sâlik için Hakk'a ulaşacağı yegâne destektir.

Sâlikin hakikî mânâda himmet sahibi olabilmesi için fenâfillâha ermesi lazımdır. Hakikat namına ermiş olduğu her dereceyi aşıp tâ matlub-u maksûduna ermesi gerekir.

Kuş, yuvasına kanatla uçar.

Ey insanlar! İnsanın kanadı, himmettir.

Şeyhu'l-islâm hazretleri bu mahalle münâsip şöyle buyurmuştur: "Rasûlullah(savl Allah u Teâlâ'ya yöneldiklerinde ,bütün himmetini bir noktada toplayarak öylece yöneldi. Ve masivâdan gözünü çekerek ona asla iltifat etmedi. Nitekim Allah u Teâlâ Peygamberimizin bu şerefli tavrına binaen şöyle buyurdu: "Muhammedin gözü oradan ne kaydı, ne de onu aştı." (Necm,17) Yani Rasûlullah dünyayı ve mâsivâyı terk ederek, tıpkı bir ok gibi dosdoğru olarak Hakk'a yöneldi.

Nitekim bu hususa münasip Allah(cc) şöyle buyuruyor: "O'ndan başka herşey yok olacaktır." (Kasas,88) Yani Allah'tan başka herşey geçicidir. Ebedî olan Allah'tır.

Sâlike lazım olan dünyayı, mâsivâyı ve hatta dünya ve ahirete ait ne kadar mümkinât varsa Hakk'a yönelerek hepsini terketmelidir. Çünkü her şey Allah'a nisbetle fânîdir. Hasis ve geçici olan şeyler elbette alçaklıktır.

Kuşeyrî hazretleri bu mevzuda şöyle buyurdu: "imanı sahih ve kâmil olan bir kimse, yönünü döndürüp te dünyaya ve ondaki şeylere bakmaz. Zira hasis olan şeylere himmet, ma'rifet yokluğundandır." Onun için Hz. Peygamber(sav) bir hadîs-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: "Hâlis olan himmet imandandır." Yani, imandan murad kamil imandır. Diğer bir hadis-i şerifte şöyle buyurdular: "Allah(cc) âhireti bırakıp, dünya işlerine rağbet edenleri sevmez."

Şeyhu'l islâm hazretleri şöyle buyuruyor: "Himmet-i âlî, kalbi fâni olan şeylere yönelmekten korur. Ve sahibini bakî olan ulvi şeylere yöneltir. Baki olan ise Hakktır. O'ndan başkası geçicidir. Bâkî olanı istemek ise, insanı sonsuz bir iç huzura kavuşturur. O'nun eksiklerinden ve lüzumsuz şeylerden korur, muhafaza eder. Ve bu sayede o kimse kurb-u ilahîyeye ererek mukarrebînden olur.