9.Derece Fakr

Fakr bir cevherdir, müsâvîdir araza

Fakr bir şifâdır müsâvîdir maraza

Bu dünya ve âlem gururdur bütünüyle

Fakr ise, dünyadan kapanmaktır perdeyle.

Fakr, hiçbir şeye mâlik olmadığını kabullenmektir. Hem öyle kabullenmek ki, bu kabullenmenin de Allah'ın takdiriyle olduğunun şuuruna varılarak yapılan bir kabullenmedir. Ve hiçbir zaman kişi kendisini müstağnî (herşeyin üzerinde ve muhtaç olmayan) hissetmemelidir. Herşeyin mutlak sahibinin Allah olduğunu ve ondan başka mülk sahibinin olmadığını kabul etmektir. İşte bu mertebeye fenâfillah mertebesi denir.

Nitekim Şeyh Attar hazretleri şöyle buyurmuştur.

Yedincisi fakr ve fena vadisidir.

Artık bundan sonra gidecek yerin olmaz.

Cezbeye kapılınca, tarz, gidiş sana az gelir.

Bir damla olsa, sana bir ırmak gelir.

"iki âlemde de yüzü karadır" dedikleri bu mertebedir. Kara kelimesi, fenadan kinayedir. Bu ise, dünyayı ve uhrâyı kendinde bir vücud olarak görmeye denir. Yapmış olduğu amellerin cümlesini Allah'tan bilmeye, denir. Yaptığı amelleri kendisinden bilmek, kendi varlığını tanımak veya öne çıkarmak olur ki, en büyük günahlardan biri de budur. Fakr bir cevherdir. Şaibesi ise eksikliktir, hastalıktır. Fakr bir şifâdır. Fakr'dan başka müstağnilik hastalıktır. Bütün âlem varlık mevzuunda kendilerini ayrı bir varlık olarak kabul ettikleri için fakr'a göre gururdurlar. Fakr bir sırdır. Ve bu âlemden ayrılmada kullanılan bir perdedir. Zira âlem ve âdem mümkinü'l-vücûd'dur. Mümkinü'l-vücûd ise, vâcibü'l-vücûdun yanında elbette fakirdir. Şeyh hazretleri Fütühât'ında şöyle diyor:

"Fakr, varlık anında gınayla aynıdır. Bunun böyle olduğunu bilirsen varlığını mutlak varlık yanında yok kabul edersin. Zira Allah her şeyden müstağnidir."