AŞK DENİZİ GÖNÜLDEDİR

Ey aşıklar! İçtiğiniz içkiler, sevgi şarapları, her zaman içinize sinsin; sizi rahatsız etmesin, ağzınızın tadını bozmasın! Size afiyetler olsun!

Ey aşıklar; afiyetler olsun! Sesleri, arşa kadar yükseldi! Bu söz kervanı arşı aştı, ta ötelere ulaştı.

Deniz kıyısından niçin bahsedeyim? Can denizinin kıyısı yoktur ki! Ey aşıklar; bu can denizi, mekandan da ütündür, mekansızlıktan da!

Ey aşıklar! O nişansız, eşsiz, benzeri olmayan, o akıl almaz aziz varlığın eserleri karşısında bizler, bazen dalgalar gibi ayaktayız, bazen de yerlere kapanıp secdeler etmedeyiz!

Ey aşıklar, ey candan geçenler! Birisi; ‘Siz kimsiniz?’ diye sorarsa, hemen şu cevabı veriniz! Deyiniz ki; ‘Bizler, canın canına can olanlarız!’

Ey aşıklar! Birisi dalgıç değilse, yüzmek bilmiyorsa üzülmesin! Çünkü, can denizi bağışlayıcıdır! Hem de aşıklara incileri bedava, parasız bağışlar!

Ey aşıklar! ‘Şu şöyle olmalı imiş!’ ‘Bu böyle olacakmış!’ gibi sözler var ya, bu sözler, halkı almış bir çukura sürüklemiştir! Biz, bu sözlerden de kurtulduk, bu düşüncelerden de!

Gayb aleminin av yerinden; ‘Sen atmadın; attığın okları Allah attı!’ denmede! Ey aşıklar! O oklar, yaysız, kirişsiz olarak her zaman atılıp durmadadır!

Ey aşıklar! Gönlümü kaybetmiştim! Onu arayıp bulmaktan ümidimi kestim; döndüm geldim! Bir de baktım ki o, sevgili ile uyumuş kalmış!

Ey aşıklar! Kaybettiğim gönlü, sevgilinin yanında bulunca, ona dedim ki: ‘Ne de güzel yatılacak yer seçmişsin!’ Gönül, güldü de bana dedi ki: ‘Gül alan, elbette gül bahçesinden gül alır!’

Ey aşıklar! Benim ayağımın altında gül vardır; onların ayakları altında da kil var! Fakat, bunu inkar edenlerin meclisinde bu hakikati nasıl söyleyebilirim?

Ey aşıklar! Canımızın sevgilinin aşkı ile mest olduğu an, ne mutlu andır! Biz, o an öyle bir hale geliriz ki, iyiyi de, kötüyü de, birbirinden ayırt edemeyiz!

Ey aşıklar! Bu aşk denizi, eşi görülmemiş bir denizdir; buna akıl ermez! O, ne aşağıda yeryüzündedir, ne de yukarıda gökyüzündedir! İkisinin de ortasındadır; aslında gönüldedir!

Ey aşıklar! Şems-i Tebrizi Hazretleri’nin parıltıları şarktan belirince, yeryüzü de can deryası oldu, gökyüzü de!..