AZİZ PEYGAMBERİM BEN AŞK HASTASIYIM AĞLAYIP İNLİYORUM

Ey Hakk’ın ilhamı ile konuşan, ey hakikatler gözü, ey şu ateşlerle denizde, yani kötülüklerle, zulümle, belalarla dolu dünyada insanların kurtulmasına çare olan aziz varlık!
Sen çok kadim bir pirsin. Senin evveline evvel yok! Sen eşi ve benzeri olmayan bir mana padişahısın! Canların elinden tutan, onları dünya sevgisinden, nefsani arzular afetinden kurtulmalarına yardım eden sensin!
Can verme yolunda canları avlayan sensin. Ah! Bir bilinse ki şu avlar arasında avlanmaya layık olan kimin canıdır?
Mahluk da kim oluyor ki senin aşkından bahsetsin. Allah’ın celal, ululuk nuru bile senin cemaline, senin güzelliğine aşık!
Diyorsun ki: ‘Ben o aşka avlandım, ben aşk hastasıyım, ağlayıp inliyorum. Ey hazik, ey hünerli hekim! Ben hangi çareye başvurayım?’
Lutfun; ‘Gel!’ diyor, kahrın ‘Git!’ diyor.
Bu ikisinden hangisi daha doğru, hangisi doğru sözlü, hangisi gerçek; bize bir haber ver!