BEN DERDİMİ SEVMEKTEYİM DERDİME GÖNÜL VERMİŞİM

Ben ağlasam da, özür dilesem de sevgili duymaz, ilgilenmez. Çünkü o kulaklarına pamuk tıkamıştır.

Bana ne cefa ederse etsin, sevgili yaptığı işlerden, cefalardan üzüntü duymaz. Yaptıkları kendinde kalır, ama ben o ne cefa ederse etsin, şikayet etmeden o cefalara katlanırım.

Beni adam yerine koymasa, beni yok saysa, saysın, ben onun sitemini kerem sayarım.

Onun bana verdiği dert, gönlüme deva olmaktadır. Bu yüzdendir ki ben derdimi sevmekteyim, derdime gönül vermişim.

Onun aziz aşkı beni horlayınca, kendimde yücelik bulurum, saygı görmüş olurum.

Bedenim, üzüm gibi onun ayakları altında ezilince, mutlu olurum, şarap haline gelirim.

Onun sevimli ayakları altında üzüm gibi ezilmek bana can verir. Sırlarım neşe bulur, zevke erer.

Halbuki bu mutluluktan gafil olduğu için, onun ayakları altında ezilen üzüm, kan ağlar; ‘Bu cevrden, bu cefadan, bu işkenceden bıktım!’ der.

Onu ezen ayaklar; ‘Ben seni bilgisizlikten ezemiyorum!’ der de, kulaklarına pamuk tıkar, şikayetleri duymaz.