BÜTÜN SÖYLEDİĞİM SÖZLER O OLDU

Ey Padişahlar Padişahı, Ey benim Sultanım; Ey benim Sultanımın Sultanı!
O yanık olan canımı ateşlere attın, yaktın!
Yalnız yeryüzündeki insanların değil, gökyüzündeki meleklerin bile canı olan sevgili;
ey denizlerdeki balıkların adını andıkları, tesbih ettikleri eşsiz varlık!
Dünyada görünen bütün güzelliklerde, her güzel yüzde kendinden bir nur, bir iz, bir tatlılık bulunan güzeller güzeli!
Her büyük varlığın, her üstün, her ulu varlığın ulusu Sen’sin; her peygamberin yol göstericisi, delili Sen’sin!
Hem hüküm yürütürsün, hem adalet sahibisin; hem de benim çaresiz aşk derdime Sen çaresin!
Güneşinin parlaklığı ile şu değersiz toprağım, şu naçiz bedenim gizli bir altın hazinesi oldu; her tarafa uçan düşüncem, ışığınla, nurunla kanatlandı!
Sen’in lutuf kucağında bir çeng gibi nağmelerle doluyum; yavaş vur da, tellerim kopmasın!
Can bahçesine rahmetinin ilkbaharı gelince, dikenler ya güller arasında kayboldu, yahut da bütün dikenlerim gül halini aldı!
Beni yokluktan var eden, beni yaratan, her an beni söyletmede!
Sonunda da, beni söyleten kerem buyurdu ve bütün söylediğim sözler, O oldu!