CANIMIZIN GÜL BAHÇESİ, SİZSİZ GÜL BİTİRMESİN

Siz, bulunmadıkça dünyada derdimize derman bulunmasın. Siz olmazsanız ölüm gelsin, bizi bulsun. Sizsiz hayatı ben ne yapayım? Sizsiz can da olmasın, istemem.
Aşıkların gönülleri; sizden başka hiç kimse aydınlanmasın, nurlanmasın. Canımızın gül bahçesi, sizsiz gül bitirmesin, bitmiş olan gülleri de sizsiz gülmesin kokmasın.
Akıl görünmez gizli bir padişahtır. Gökyüzü de, sanki onun çadırıdır. Siz olmayınca bu padişahın tacı da olmasın, tahtı da, çadırı da!
Aşkı, aşıklara şarap dağıtırken gördüm de ona dedim ki: ‘Sevgili olmadıktan sonra şarap ne işe yarar? Canımız şarabı da, sakiyi de görmesin.’
Sevgilim, ölü canlara siz Hazreti İsa’nın nefesi gibisiniz. İstediğiniz zaman onları diriltebilirsiniz. Fakat siz yoksanız hiçbir şey olmasın. Ne saltanat olsun, ne Mısır olsun, ne de Yusuf-ı Kenan…
Biz bugün Şemseddin’in aşkı ile pek hoşuz, yüzümü altın gibi sararttım, dedim ki:
‘ Sevgili olmadıktan sonra dünyada altın madenleri de olmasın.’