EŞEK BİLE EFENDİSİNİ TANIR

Eşek bile senin gibi üstün bir varlık olmadığı halde, sahibi, efendisi olan eşekcinin bağlamasını, çözmesini bilir, tanır; bir başkası olmadığını anlar.
Efendisini görünce eşekcesine başını sallar. Kulaklarını oynatır. Sesini bile tanır. Çünkü sahibinin sesi ona yabancı değildir. Çünkü onun elinden yem yemiştir, hoş sular içmiştir.
Ne tuhaf, ne şaşılacak şeydir ki, Allah bu kadarcık olsun sana bir anlayış, bir seziş vermedi mi?
Sana lutuflarda bulunan, seni yediren, içiren, seni zevkler içinde yaşatan, seni yarattıklarının en şereflisi seçerek hiçbir varlığa vermediğini sana veren, sahibini, efendini, seni yaratanı tanımıyorsun, yazıklar olsun sana!
Kafirler gibi ancak belaya uğrayınca O’nu hatırlamadasın, başını eğmedesin, teslim olmadasın.
Zaten ötelere mensup olmayan, öteleri düşünmeyen baş, yarım habbeye bile değmez