EY GÜZEL NİÇİN BİZDEN KAÇIYORSUN

Ey ruhani güzel! Ey can güzeli! Niçin bizden kaçıyorsun?
Sen bizdensin, ev halkındansın, yabancı değilsin ki; sen kulun halini, ne durumda olduğunu bilirsin.
Döktüğüm sımsıcak gözyaşlarımın hakkı için, sapsarı yüzümün hakkı için acı bana!
Sana öyle gönül vermişim, öyle bağlanmışım ki, insan insana böyle bağlanamaz. Bu başka türlü bir bağlanış, başka türlü bir sevgi.
Öyle bir haldeyim ki, bütün dünya, herkes gülse, neşelense sen olmayınca gülmek şöyle dursun, dünya bana zindandır.
Her şeyden mahrum olan bu zavallı kuluna merhamet et!...
Bütün yakınlarımla, akrabalarımla, dostlarımla beraber bulunsam, sen benden uzak olunca ben yıkılırım, perişan olurum, mahvolurum. Allah’ım hiç kimse benim gibi perişan olmasın.
Ey insafsız sevgili, sen dokuz kat göğü aşsan, ötelere gitsen, yedi denizi yaksan, yandırsan beni yıldıramazsın.
Ben gökleri de aşkla, sabırla deler geçerim, ateşe verdiğin denizleri de aşar gelirim.
Güneş gibi göklerin üstüne, dördüncü kata çıksan, gölgen gibi gizlice senin yanında sürüklenir, yine senden ayrılmam.