EY ŞEMS SEN OLMADIKÇA SEMA HARAMDIR

Ezelden beri diri olan, her şeyi bilen, her şeye gücü yeten, daima tasarrufta bulunan Allah’a yemin ederim ki, Şems’in nuru, aşk mumlarını yaktı da binlerce ilahi sır malum oldu, anlaşıldı.
Onun bir hükmüyle dünya, aşkla ve aşık ile, hükmedenle, hükmedilenle dolup taştı.
Tebrizli Şems’in tılsımlarında, büyülerinde şaşılacak hazineler gizlendi.
Onun ayrılık ateşiyle her gece mum gibi yanıyoruz. Baldan ayrı düşmüşüz ama onun aşk ateşinde yanan mum olmuşuz.
Ondan ayrıldığımızdan beri bedenimiz yıkıldı, harap oldu. Can da, bu beden harabesinde baykuşa döndü.
Ey Şems, sen olmadıkça sema haramdır. Çalgı da şeytan işidir ve taşlanmıştır.
Sen yokken okunup anlaşılacak, zevk alınacak bir tek gazel bile söylenmemiştir.