GÖMÜLMEDEN DOYA DOYA BİRBİRİMİZİ GÖRELİM SEYREDELİM

Ey sarhoş bülbül! Allah aşkına güllerle dolup taşan gül bahçesini gör de, güzel sesini onların hepsine duyurabilmen için yüksek bir ağaç dalını kendine minber edin! Oraya çıkıp ötmeye başla!
Baharın şu birkaç gününü ganimet say!
Çünkü güller vefasızdır. Az bir zaman için açarlar, gülerler, etrafa hoş kokular yayarlar. Sonra çabucak çeker giderler.
Nasıl güllerin kokusu peri kızlarının gıdası ise,
ey aşık bülbül! Senin sıcak sevgi ile dolu nefesin de bahçe gelinlerinin gıdasıdır.
İşte bahar mevsimi geldi. Sen de ötmeğe başlayarak dostlarını yemeğe çağır!
Ey gül bahçesinde dolaşan sevgili! Senin ruhunla benim ruhum arasında bir geçmiş bir macera vardı. Biz seninle orada tanışmıştık.
Bugünkü görüşmemiz, sevişmemiz o eski tanışma yüzündedir. Sen onu unuttun, ama bu bir gerçek.
Aklımızı başımıza alalım da yüzümüzden, bedenimizden ayrılmadan, toprak altına gömülmeden evvel birbirimizin yüzlerini görelim. Doya doya birbirimizi seyredelim, bu fırsatı kaçırmayalım.