GÖNLÜN HALİ PADİŞAHA GİZLİ DEĞİLDİR

Gönlün hali, iyiliği, kötülüğü padişaha gizli değildir. Nefis, baş kaldırır, isyan ederse, kulağını tutar da, onu sürüye sürüye çeker.
Gönül, onun derdinden ne zevklere dalmıştır, ne hoşluklar elde etmiştir. Onun keremini, onun sayısız lutuflarını, bağışlarını hiç sayıp dökmeye kalkma!
Allah aşkının gamı, hangi kervanın yolunu vurdu ise, o kervan iki dünyanın da karını öylesine elde etmiştir ki, dile gelmez, sözle anlatılamaz.
Susam çiçeği onun lutfundan dillendi, dile geldi de onu övmeye, onun ihsanlarını anlatmaya başladı. Selvi azatlığı, boy göstermeyi ondan elde etti. Çünkü ona, boyu bosu o bağışladı.
Bülbül durmadan hep onu över durur. Çünkü bülbüle dili o öğretti. Gül de o yaratıcının yüzünden, onun aşığı olduğu için elbisesini yırtar. Zaten gülün yanağını da o parlattı. Ona o güzel rengi o verdi.
Güneş, her akşam ona secde eder. Bu secde yüzünden, o padişahtan ne ziyan görür? Ziyan görmek şöyle dursun, onun maddi varlığı, bu secde, bu batış yüzünden can bulur, ertesi gün yine dünyaya nurlar saçmaya başlar.
Güneş, her akşam secdeler ederek gider, fakat seher vaktinde Allah ona öyle güzel, öyle latif bir yüz bağışlar ki, gökyüzü hasedinden ölür.
Kim, azgınlık etmez de bugün nefsani duygusunu, şehvet arzusunu mezara gömerse, o duygu, mezarında ona bir huri olur, o karanlık lahitte ona eş, dost kesilir.