GÜNEŞ GÖKYÜZÜNDE ONUN AŞKIYLA DÖNMEDE PARLAMADADIR

Elsiz ayaksız kalmış zavallı gönlümde, onun aşkına direnecek güç, kuvvet kalmadığı için mecnun gibiyim. Gece, gündüz beni bağlayan aşk zincirinin ucunu geveler dururum.

Kanlar içindeyim. Sevgilinin hayali gelirse, ben kendimde olmadığım için onu, gönül kanıyla boyarım diye korkuyorum.

Aşk ateşi ile yanıp yakılan, ağlayıp feryad eden bu aşığın gecelerini, perilerden sor! Karanlıklar içinde gidip gelirken ayağım perilere dokunuyor.

Paramparça olmuş gönlüm bütün gece yıldız gibi yanarak dolaşıp durmadadır. İnsafsız sevgilinin büyüsüyle uykularım dağıldı, gitti.

Sevgilim beni bırak da senin aşkınla güneş gibi ateşten bir elbise giyeyim de, o ateşle güneş gibi bütün dünyayı süsleyeyim, aydınlatayım.

Zaten güneş de gökyüzünde onun aşkıyla dönmede, onun aşkıyla yanıp yakılmada, hem de her an, onun aşkına layığım diye şükürler etmededir.

Sevgilim, senin aşkından bir dem kurtulsam, dinlensem, canım, rahat etmez, dinlenmez. Bir an için olsun senin sevginden uzak kalmak, dinlenememek, yanmak, yakılmak, benim rahata, huzura kavuştuğum andır.