GÜZEL HAYALİNİN SEVDASINA KAPILDIM DA HAYAL GİBİ OLDUM

Ben senin aşkını başarabilmek, aşkını elde etmek için baş vermeye geldim.
Eğer sen; ‘Hayır!’ dersen, ben o şeker kamışını kırarım, içindeki şekeri alırım.
Akıl gibi, can gibi bütün gözlerden gizli olarak canlara ve gözlere görüş meşalesi götürmeye geldim.
Eğer gönlümü kırarsa, o gönül kırana canımı veririm. Başımdaki külahı alsa, belimdeki kemeri de ona veririm.
O gözümün önüne oturmuş ben nereye bakabilirim? O gönül şehrini zapt etmiş, ben nereye gidebilirim?
O attığı okun keskin ucuyla dağı bile deler. O ok atmaya başladığı zaman, beni kalkan yerine tutarsan, yazık bana!

Sevgilinin güzel hayalinin sevdasına kapıldım da hayal gibi oldum. Adını kimseler duymasın diye kıskanırım da, onu; ‘Ay yüzlü!’ diye çağırırım.
Sevgilim önüme şarap getirdi. ‘Bunu iç; sen bunu içmesen başkasına götürürüm.’ dedi. İşte benim bu gazelim onun şarap ikramına bir cevaptır.