HER AN ŞU GÖKYÜZÜNDEN SES GELMEDEDİR

Her an, şu gök kubbesinden ses gelmededir! Bu ses; ‘Biz, göğü kudretimizle yaptık; Biz, onu genişletmedeyiz!’ ayetini okumadadır!

Toprak olacak, çürüyecek bu baş kulağı ile değil de, can kulağı ile bu sesi duyanlar, zaman zaman; ‘Tövbe ederler, ibadet ederler, hamd ederler, oruç tutarlar!’

Yüce dereceler sahibi Allah’tan bir merdiven elde edin! Çünkü: ‘Ruhlar da, melekler de O’na yükselirler!’

Hayal marangozu, ne zaman göğe bir merdiven kurar; buna imkan var mı?

Bu merdiven, ancak; ‘Her şey dönüp Biz’e gelir!’ diye buyuranın elindedir!

Bu merdiveni, sabır ve şükür keseri ile yapmadıkça; ‘O na, ancak sabredenler nail olur!’ ayetini okumaya kalkışma!

Bu keser, kimin elinde, onu gör de, ona hoşça teslim ol! Yoksa; ‘Biz üstünüz!’ deyip de, keserle inada kalkışma!..

Birkaç basamak yükselince, sağ taraf ehlinden, iyi insanlardan olursun fakat, damın üstüne çıkınca; ‘İleri gidenlerin de ilerisine geçersin!’

Ey sofu! Dünya tekkesinin sofusu isen, yüksel; ‘Gerçekten de Biz, saf kuranlarız!’ diyenlerin safına gir!

Fakirlik, yoksulluk tamamlanıp son haddine varınca; ‘Allah tan başka bir şey kalmaz!’ sözüne kulak ver! Fıkıh ilmi ile uğraşıyorsan; ‘Onlar anlamazlar!’ kelamından kendini kurtar!

Nun harfi gibi rukuda isen, kalem gibi secdeye kapanmış isen; ‘Nun ve kaleme ve yazdıklarına yemin ederim ki!’ ayetinde olduğu gibi, yazılanlara ulaş; onların manaları ile birleş!’

‘Onlar görür!’ vaktinden önce; ‘Yakında görür!’ ayetinin gözü gibi ol! Dalkavukların önünde dalkavukluk edenin hali gibi, bu dayanma, bu sabır ne olur?

Sedir ağacı gibi kök sal da; ‘Onda hiçbir şüphe yok!’ alemine dal! Böylece ölüm nefesinden, dalın, yaprağın titremesin!

Dikkat et de bak! O bahçe; ‘Üstünde dolaşan felaket yüzünden kavrulmuş, kararmış!’ onların düşünceleri de yanmış, bahçeleri de! Halbuki; ‘Onlar, uyuyakalmış!’