HER ŞEYİ SEN TAKDİR BUYURURSUN

Ey Allah’ım!
Hastalara ferahlık veren Sen’sin; lutuflar ve merhametler arasında can gibi gizlenen Sen’sin!
Kullarını, sana yalvarsınlar yakarsınlar diye hasta edersin! Çünkü, inlemenin, yalvarmanın, figan etmenin alıcısı, kabul edicisi Sen’sin!
Şu dünyada herkes, derdine derman aramaktadır! Halbuki, dertlilerin dertlerinin dermanı ise Sen’i arıyor! Çünkü, derdi de, dermanı da, yaratan, şüphesiz Sen’sin!
İnsanı, şunun bunun kapısına düşüren dertler, önceden meydana gelen bir perdedir! Bu perdenin sonunda, son ucunda, yine Sen varsın! Her dertli, sonunda yine Sen’in lutuf kapına başını vurur!
Sonunda, sukunete kavuşmaları, rahat etmeleri için hastaları inletir durursun! Halbuki, hakikatte bizim derdimiz de, inleyen, feryad eden de Sen’sin!
‘Sen’sin!’ diyen de, vallahi Sen’sin! Bu meydanda oynanan top da Sen’sin, topu çevirende Sen! Bu top oyununu seyreden de Sen’sin!
Kölelik de, efendilik de, sultanlık da hep Sen’in yazındır! Eğri yazı da, doğru yazı da hep Sen’in mektebinde yazılmıştır!
Bizim bedenlerimiz, birer evdir; ruhlarımız da, o evlerde birer konuk!
Ey Allah’ım!
Biz, yokuz; bedenlerimiz de, canlarımız da Sen’in gölgenden ibarettir! Aslında tenlerimiz de, misafir olan canlarımızın canı da Sen’sin!