KURAK YERE DÜŞMÜŞ BALIK HEMEN YURDUNA ATLAMAZMI

Bütün kainatın ve varlıkların yaratıcısından, o celal ve cemal sahibinden ruha çok tatlı bir hitapla; ‘Gel!’ denilince ruh, nasıl olup da kanatlanıp uçmaz?
Duru, lekesiz denizden ayrılmış, kurak yere düşmüş bir balığın kulağına dalga sesleri gelirse, balık nasıl olur da hemen sıçrayıp asıl yurdu olan denize atlamaz?
Davuldan ve davula vurulan tokmaktan ‘Geri dön!’ haberini duyunca, doğan, nasıl olur da avı bırkıp gerisin geri sultana doğru uçmaz?
Bu kadar latif, bu kadar güzel, sevimli ve can bağışlayıcı olan eşsiz varlığı bulamayan, tanıyamayan ve sevemeyen kimse cidden ne zavallı, ne kötü, ne sapık bir kimsedir?
Ey ruh kuşu! Günahlarından temizlendin, nefsinin kafesinden kurtuldun, mana kanatların açıldı. Haydi geldiğin yere, kendi vatanına doğru uç, uç!
Acı sudan ab-ı hayata doğru yollan! Eşik dibinden, papuçlukta oturanlar arasından ayrıl, can meclisinin baş sedirine geç otur!
Ey can! Sen git, git ki biz de bu ayrılık cihanından o buluşma cihanına kavuşalım.