KUŞLARIN ADI GEÇİNCE GÖNÜL KUŞUM DA UÇMAYA BAŞLAR

Senin sevgin, can ırmağında ab-ı hayat gibi akmadadır!
Aslında, ab-ı hayat bile sana gönül vermiş de, can ırmağında senin aşkınla akıp durmada, seni aramadadır!
Dünyada gördüğümüz, bildiğimiz bütün kuşlar, ötüşleri ile seni övmedeler, seni zikretmedeler! Kuşların adı geçince, gönül kuşum da uçmaya başlar!
Onların ötüşlerini duyarak, zikirlerini sezerek hoş bir halde, gülerek canımı vermek istiyorum! Bu can, sevgili zikredilirken bedenden çıkarsa, bu can veriş ne tatlı bir can veriştir, ne hoş bir ölümdür!
Aslında, Allah’ı seven herkesin canından her an manevi bir duygu, ruhani bir özlem, mest olmuş, kendinden geçmiş, harap ve perişan bir halde ötelere, ta rahmet sahibinin arşına kadar gitmededir!
Can nedir? Mana padişahlarının, ermişlerin küpüdür; içinde de gökyüzünün şarabı vardır!
İşte bu yüzdendir ki, sözlerim de, aşıklar gibi, perişan ve dağınık bir halde ağzımdan çıkıyor!