SEVGİLİM BEDENİMİN HER ZERRESİ SENİN GÜNEŞİNE AŞIKTIR

Sevgilim bedenimin her zerresi senin güneşine aşıktır. Dikkat et de bak, zerreler güneşin nuru içinde nasıl heyecanla, zevkle oynaşıp duruyorlar. Onların güneşle bitmez tükenmez işleri, maceraları vardır.
Oturda şu pencerenin önünde güneşin nuru içinde oynaşan zerrelere bak! Onlar hallerinden ne kadar memnun; ne de güzel oynuyorlar. Çünkü onlar sevdiklerinin nuruna kavuşmuşlardır. Kimin kıblesi güneş olursa, işte onun namazı da böyle olur.
Şu gördüğün zerreler, güneşin ışığında sufiler gib sema edip duruyorlar. Fakat hangi nağmelerle, hangi vuruşla, ne biçim bir sazla sema ediyorlar, kimsecikler bunu bilemez.
Her gönülde de bir başka nağme, bir başka vuruş var! Oynayan meydandadır da, onu oynatan çalgıcılar sırlar gibi gizli!
Semahanelerde görünen bütün ihtişamlı sema'lardan üstün, bizim de gönlümüzde iç sema ‘mız vardır.
Bütün cüzlerimiz, bedenimizde bulunan bütün hücrelerimiz, yüz çeşit yücelikler, yüz çeşit nazla onun ışığında oynaşıp duruyorlar.
Evet, bizim de gönlümüzde iç sema ‘mız var! Bütün cüzlerimiz, yüz çeşit nazla onun ışığında oynaşıp durur.