ŞU ANDA BU ALEMDEN GÖRÜNMEZ ALEME SEFER ETMEDEYİZ

Birbirimizle sohbet etmeyi seçelim, adet edinelim, birbirimizden uzak durmayalım, birbirimizin eteğine oturalım.

Dostlar; ‘İşimiz var’ diye bizi bırakıp gitmeyiniz. Hepiniz de biraz fazla oturun, oturun da birbirimizin yüzünü daha çokça görelim.

Bazen birbirimizden ayrı düşüyorsak da, aslında biz ayrı değiliz. Bizi böyle sanma, biz iç yüzümüzden birbirimizle uzlaşmış, anlaşmışız. Biz, birbirimize yabancı değiliz.

Şu anda Hakk aşıkları beraberce oturmuşuz, elimizde mana şarabı kadehi, göğsümüzde gül var!

Şu anda bu alemden görünmez aleme sefer etmedeyiz.

Biz evden sevgi bağına, bahçesine yol bulduk. Biz selvi ile, yasemin ile komşu olduk.

Eve kapanmayalım, her gün bağa, bahçeye gidelim. Açılmış gülleri seyredelim.

Aşıkların başlarına saçmak için etek etek güller toplayalım.

Bahçeden topladıklarımızın hepsini de önümüze yığalım, içlerinden güzelleri seçelim.

Haberimiz olmadan hırsızlar gibi bizim gönlümüzü çalmayın, biz hırsız değiliz. Emin kişileriz.

İşte gülün kokusu buradan, bizim nefesimizden geliyor. Çünkü biz, gerçek iman gül bahçesinin gül fidanıyız.

Dünya o gülden esip gelen rüzgarın getirdiği kokuyla doldu.

Mademki, rüzgardan onun kokusunu aldık, elbette bizim kokumuzu da oraya götürür de, biz köhneleşmiş olduğumuz halde onun kokusuyla iyileşiriz, gençleşiriz.

Bizler aşkın değersiz kuluyuz, kölesiyiz ama tıpkı aşk gibi pusudayız.