YANMADIKÇA ÖD AĞACI İLE KURU DİKENİN NE FARKI VARDIR

Kim kendi canına düşmansa, kendi canına susamışsa, buyursun; işte can verme meydanı burada!
Ağlayıp inleyenleri, aşktan şikayetçi olanları, feryad edenleri öldürme zamanı geldi. Haydi buraya geliniz!
Sevgilim yalvarırım sana, bana bak! O güzel bakışın nice yüzlerce cana değer.
Ben sevgilinin beni öldürmesinden ne kaçıyorum, ne de korkuyorum.
Öd ağacı gibi, mum gibi aşığını yakıp yandırmadıktan sonra aşkın ne değeri kalır? Yanmadıkça öd ağacı ile kuru dikenin ne farkı vardır?