10.Derece Vasıl

Sâlik, sülûkun bidayetinde kendisini Hazreti ehadiyyetten ayrı olarak düşünür. Zira beşeriyyeti ona perdedir. Hz. ibrahim'in "Ben kaybolup gidenleri sevmem" dediği gibi; "Şüphesiz ki ben, Hakk'a eğilerek yüzümü gökleri ve yeri yaratana çevirdim" fehvasınca yönünü Hakk'a çevirmesi gibi yönünü Hakka çevirir. Ve Allah'ı müşahede ederek ona erişir, vuslata erer. İbnu'l Âtâ hazretleri şöyle buyuruyor:

"Allah u Teâlâ hiçbir şeye bitişmez ve hiçbir şeyden ayrılmaz. Ve birşeye ulaşmak için gayret sarfetmekten münezzehtir. O ezelî ve ebedîdir. Hiçbir şey ondan munfasıl olmaz. O herşeyle her an beraberdir. Şeyh hazretleri Fütûhât'ında şöyle buyuruyor: "Hak Teâlâ infisal ve vuslatını kabul etmez. Zira Hakk Teâlâ kevn (yaratılanlar) ile zaten vasıl halindedir. Ve bu ittisal daimidir. Zira her mümkünü'l-vücûdun kıyamı vacib'ül-vücud iledir. Eğer bir mevaid vacibü'l-vücudsuz düşünülürse bu yokluk demektir. Zira, Allah u Teâlâ, "Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir" buyuruyor. Yani her ne halde olursanız olun, başıboş değilsiniz. Ve biliniz ki sizinle beraber bir olan Allah vardır."

Cehil bahsine gelirsek, o, Allah'ın zindanıdır

İlim bahsine gelirsek, onun bağı ve sayvanı

Kızar, savaşırsak, bu, kahrının aksidir

Barışır, özür serdedersek, muhabbetinin aksidir

Arifin şuhûdu, marufun emri üzerine ittisaldir. Ey kardeşim! vuslattan kasıt aşağıdaki beyitlerin mânâsı üzeredir:

Şeyhu'l-lslâm hazretleri şöyle buyuruyor: "İttisal-i vücud, kulun, vücud-u Hakk'ta fena bulmasıdır. Bu ittisalin kıymeti idrak olunamaz. Zira kıymetin takdiri övgüye bağlıdır. Makam-ı Vahdette övgüye muhtaç değildir. Bu ittisal, na'tla idrak olunmaz."

Bu mânânın keşfini istiyorsan,

gel de Allah'tan gayrının başına "lâ" kılıcını vur.

Halkı nefyettikten sonra Hakk'ı isbat et de

Hakk'ın zât denizi olasın.

Bu benlik, bizlik ortadan kalkınca şah da, zengin de

Hakk'ın huzurunda yoksul olur.

Ondan sana tevhîd âlemi görünür.

Dediğim şeylerin hepsine inanırsın.

Arifin sözü taklit ve zan değildir.

Bu söz tahkik ve yakînle söylenmiştir.

Allah doğruyu söyler ve hidayete eriştiren ancak odur.