9.Derece Fasl

Faslın üç mertebesi vardır: Şeyhu'l-lslâm hazretlerine göre birincisi, dünya ve ahirete olan bakışı ve iltifatı birleştirmek ve bu sayede her ikisinden de sâf olup maksudun- biz-zata erişmektir. Fasl-ı ittisal, bu iki unsurdan (dünya ve ahiret sevgisinden) geçmeyene imkânsızdır. Fasl-ı ittisal ise, az önce yukarıda tarifini yaptığımız birleştirmedir.

Zira Şiblî hazretlerine, "Kulun Hakk'a olan visaline ait mesafe ne kadardır?" diye sorulduğunda, o, "Çok uzun olmakla beraber, Allah'ın dışındaki bütün muradı terketmekle aşılabilir mahiyettedir" diye cevap vermiştir.

Dedim ki: Bizim bizliğimiz, bize senden örtüdür

Dedi ki: Sen bizde mahvol.

O zaman kendinin biz olduğunu gör.

İnfisalin ikinci derecesi, infisâl-i mezkûrun rü'yetinden infisaldir. Yani dünya ve ahireti bir görmek, bakiyye-i vücudu işaret eder. Ve gönlün şuhudundan dünya ve ahireti aziz sayar bir vaziyeti ortaya çıkarır. İşte bu durumdan da fânî olup, hâlis bir vaziyette, aklın bile erişemeyeceği bir cihetle ona yönelmektir. İşte bu mânâya erişen hakikî mütehakkik olur. Allah u Teâlânın hadis-i kudsîsinde işaret buyurduğu gibi: "Ben onların işiten kulağı, gören gözü olurum" hitabına muhatab olur.

İttisalin üçüncü derecesi ise, ittisalin zahmetinden kurtulup infisale (kurtuluşa, saflaşmaya) ermektir. Ve ittisalden tamamıyla kurtulmaktır. Tefekkür edilecek karşılıklı mefhumların hepsinden fariğ olup, saf ve düşüncesiz olarak (harfsiz ve kelimesiz) Allah'a erişmektir.