9.Derece Rıza

Allah'ın kulundan razı olduğu mertebe vardır. Kulun da Allah'a karşı razı olma mertebesi vardır. Allah u Teâlâ kulundan, kendi emirlerine boyun eğdiği zaman razı olur. Nitekim Allah u Teâlâ bir âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor: "İman edip iyilik yapanlar ise yaratıkların en iyisidirler. Onların Rableri katında ecirleri, Adn cennetleridir, burada sonsuza dek kalıcıdırlar. Allah onlardan, onlar da Allah'dan razıdırlar. Bu mutluluk Rabb'inden korkanlara mahsustur." (Beyyine, 6-7-8-9-10)

Allah'tan lâyıkıyla korkanlar ise âlimlerdir. Nefis, mutmainne makamına erişmeden, rıza makamına erişemez. Mutmainne makamına erişmenin yolu da hevâ ve hevesâtı terketmekle olur. Mutmainne sıfatını hâiz olan kimse Rabbinin katında rıza makamına erişir. Ve Rabbinden gelen herşeye razı olur. Nimet verirse nimetine razı olur. (Sıkıntı verirse, sıkıntıya sabreder.)

Râbiâ hazretlerine, kişinin ne zaman rıza makamına erişebileceği soruldu. Cevaben Hazret şöyle buyurdu: "Bir kimse, Allah'tan gelen musibetlere sabretmediği müddetçe rıza makamına asla erişemez." Haris el-Muhâsibî hazretleri şöyle buyuruyor: "Rıza, kalbin, Allah'ın hükümleri altında sükûnet bulmasıdır." Ve Cüneyd hazretleri bu kelâma münâsip olarak şöyle buyuruyor: "Rıza, kazanın zuhuru neticesinde kalbin sürür duymasıdır." Ebu Hureyre(ra)'den rivayet edilen bir hadis-i şerifte Resûlullah(sav) efendimizin Hakk'ın kazasına rızâ gösterene dua ederek şöyle buyurduğu ifade edilmiştir: "Allah kendini bilen, dilini (kötü şeyler söylemekten) muhafaza eden kimseye rahmet eylesin. O kimse ki Allah'ın verdiği nimete sabreder, kazasına ise razı olur."

Beyazıd-ı Bestâmî hazretlerine şöyle soruldu:

"Bir kimse Allah'tan nasıl razı olur? Cevaben şöyle buyurdu: "Allah'ın sağ yanına cehennemi koyduğunu ve bu yönü kendisine takdir ettiğini görse dahi, yönünü sola çevirmeyen kimse, Allah'tan razı olmuş demektir."

Bu mertebe, Allah'ta ziyadesiyle fenaya ermiş kimse için geçerlidir. Allah herşeyin en iyisini bilir.