Evrad-ı Şerif 11

20. Ve mâ liye lâ a’büdü’l-lezî fetaranî ve ileyhi türce’ûn. 21. E-ettehızü min dûnihî âlihete’n in yüridni’r-rahmânü bidurrin lâ tuğni annî şefâatü-hüm şey’en velâ yünkızûn. 22. İnnî izen lefî dalâlin mübîn. 23. İnnî âmentü bi rabbiküm fesmeûn. 24. Kîle’dhüli’l-cenneh. Kâle yâ leyte kavmî ya’lemûn. 25. Bi-mâ ğaferalî Rabbî ve ce’alenî min’el-mükramîn. 26. Ve mâ enzelnâ âlâ kavmihî min ba’dihî min cündi’n mine’s-semâi ve mâ künnâ münzilîn. 27. İn kâne’t illâ sayhate’n vâhidete’n fe-izâhüm hâmidûn 28. Yâ hasrate’n ‘ale’l-’ıbâd. Mâ ye’tîhim min rasûlin illâ kânû bi hî yestehziûn. 29. Elem yerav kem ehleknâ kablehüm mine’l-kurûni ennehüm ileyhim lâ yerciûn. 30. Ve in küllü’n lemmâ cemiy’un ledeynâ muhdarûn. 31. Ve âyetü’n lehümü’l-

*********

20. Ben, beni yaratana ne diye kuluk etmeyecekmişim? Halbûki hepiniz O’na döndürülüp götürüleceksiniz. 21. O’nu bırakıp başka tanrılar mı edineyim? Rahmân olan Allah bana bir zarar vermek isterse, o tanrıların şefâati bana hiçbir fayda vermez. Onlar beni kurtaramazlar. 22. İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum. 23. Şüphesiz ben, Rabb’inize inandım, artık sözümü dinleyin. 24.-25. “Gir cennete!” denildi. (O da): “Keşke, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikramına mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!” demişti. 26.-27. Biz ondan sonra, O’nun milletini helâk etmek için kavminin üzerine gökten herhangi bir ordu indirmedik, indirecek de değildik. 28. (Onları helak eden) sadece tek bir sayhadan (Korkunç bir ses) başka bir şey değildi. Birdenbire sönüverip gittiler. 29. Yazıklar olsun şu kullara ki! Kendilerine hangi peygamber gelse hemen onunla alay etmeye kalkışırlar. 30. Onlar (müşrikler), kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi, bunların bir daha kendilerine (dünyâya) dönmediklerini görmüyorlar mı? 32. Onların hepsi de toptan bizim huzurumuza getirileceklerdir.