Evrad-ı Şerif 19

ve’l-‘arz. Vehüvel azîzül hakîm.(Haşr:24) 8. Ve men yettekıllâhe yec’al lehû mahracâ Ve yerzüghü min haysü la yahtesib. Ve men yetevekkel alellâhi fehüve hasbüh. İnnallâhe bâliğu emrihi, kad cealellâhü likülli şey’in kadrâ (Talak:2-3). 9. Ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semî’uz-zikra ve yekûlûne innehû lemecnûn. (Kalem:51) 10. Vemâ hüve illâ zikrun lil’âlemîn. (Nûn:52) 11. Allahümme innî eûzü bike min şerri cemiy’ı min mahlukatike limen şâe minküm en yestekıym. 12. Vemâ teşâûne illâ en yeşâallâhü Rabbül âlemin.(Tekvir: 29) 13. Vallâhü min verâihim muhıyt. (Buruç:20) 14. Bel hüve Kur’ân ün mecîd. (Buruç:21) 15. Fi levhin mahfuz. (Buruç:22) 16. İnnehüm yekîdûne keyden. (Tarık:15) 17. Ve ekîdü keydâ. (Tarık:16) 18. Femehhilil kâfirine emhilhüm ruveydâ. (Tarık:17)

*********

O, galiptir, hikmet sahibidir. (Haşr: 24) 8. Kim Allah’tan korkarsa Allah, ona, bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a güvenirse Allah, ona yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur. (Talak: 2, 3) 9. Doğrusu o inkâr edenler, Kur’ân’ı dinlediklerinde, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâlâ da: (kin ve hasetlerinden) “Şüphe yok o bir delidir.” diyorlardı. (Kalem: 51) 10. Oysa Kur’ân, âlemler için öğütten başka bir şey değildir. (Nûn: 52) 11. Allah’ım! İçimizden, senin yolunda istikâmet ehli olmak isteyenler hakkında yaratıklarının hepsinin şerrinden ben sana sığınırım. 12. Âlemlerin Rabb’i olan Allah, dilemedikçe siz bir şey dileyemezsiniz. (Tekvir: 29) 13. Oysa Allah, onları arkalarından kuşatmıştır. (Buruç: 20) 14.-15. Ey Muhammed! Hakikatte o (yalanladıkları, aslı) Levh-i Mahfûz’da olan şerefli Kur’ân’dır. (Buruç: 21, 22) 16.-17. Gerçekten onlar bir tuzak kuruyorlar; ben de bir tuzak kurmaktayım. Ey Muhammed! Sen kafirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak. (Tarık: 15,16,17)