Evrad-ı Şerif 42

ve zeviyyül mâi ve hafîfüş seçer 29. ve nücûmüs samâi ve türâbül ardi ve sühuurul cibâli ve rimâlül kıfâri 30. ve emvâcül bihâri ve devâbbül berri vel bahri. 31. Ve es’elüke bienneke samedün ferdün. 32. Fissemâi ızzüke ve fil’ardı Kadâüke 33. ve fil arşı celâlüke 34. ve fîlcenneti rahmetüke 35. ve fî cehenneme azâbüke 36. vefilmelâiketü cünûdük 37. Yüsebbihûneke ve yühammidûnekel leyle ven nehâra la yeftürûn. 38. Lâ ilâhe illa ente leke’l-hamdü 39. entel hannânü’l-mennânü bedîas semâvâti vel ardı yâ zel celâli 40. vel ikram. 41. Ve es’elüke biesmâikel hüsnâ 42. ve âlâike’l-ulyâ 43. ve bürhânikel azîm. 44. Ve bihuccetikel bâliğati 45. ve bikelimâtiket tâmmeti 46. en tasrife annî 47. şerra mâ ah-duru mine’l-eza

*********

29-37. Allah’ım lütuf ve keremini isterim. Her şey sana muhtaç olup sen her şeyden müstağnisin. “Tek”sin. Gökte ancak senin şeref ve şanın dalgalanır, izzetin galiptir. Yerde senin hükmün geçer. Arş üzerinde azâmetin mevcuttur. Cennette rahmetin, cehennemde ise azâbın vardır. Melekler senin askerlerindir (ordundur.) Onlar gece gündüz seni tesbîh ederler, sana hamdederler; bunu yaparken de asla gevşeklik göstermezler. 38-39. Rabb’im! Mağfiretini isterim. Hamd, ancak sanadır. Senden başka ma’bûd yoktur. Sen merhametlisin, ihsanı çok olansın. Gökleri ve yeri örneksiz îcat edensin. Ey azâmet ve ikram sahibi olan Ma’bûdum! 47. Senden, senin güzel isimlerin hürmetine, senin yüksek sıfat ve ni’metlerin hürmetine, senin yüce delillerin hürmetine; 48. Hasmı susturmada kemâl gösteren hüccetin hürmetine, noksansız olan ilâhî kelimelerin hürmetine, bana karşı hazırlanan elem verici şeylerin şerrini, korktuğum