Duagü Gülbangi

DUÂGÛ DUASI

(Eski Şekli İçin Bir Örnek):[1]

Semâ âyininden önce, Mesnevi dersinin akabinde yapılan duaya “post duası”, âyinden sonra yapılan duaya “duâgû duası” denir.Âyin sonunda aşr-ı şerif okunup şeyh efendi “el-fâtiha” dedikten sonra Konya’da tarîkatçi (ser-tarîk) dede, diğer yerlerde aşçıbaşı (ser-tabbâh) yahut bu hizmetle görevli duacı (duâgû) dede[2] meydanla görüşüp ayağa kalkar, hırkasının kollarını giyip ileri geçer; şeyhe doğru dönüp baş keser, ellerini açarak bu duayı okur:

Bârekallâh ve berekât-ı kelâmullâh râ. Semâ râ, safâ râ, vefâ râ, vecd ü hâlât-ı merdân-ı Hudâ râ. Evvel azamet ü büzürgi-yi Hudâ ve risâlet-i rûh-i pâk-i Hazret-i Habîbullah râ. Ve Çehâryâr-ı güzîn ve İmâm Hasan-ı Alî ve İmâm Hüseyn-i velî ve şühedâ-yı deşt-i Kerbelâ râ. Ve evliyâ-yi âgâh ve ârifân-ı billâh, ale’l-husûs Hazret-i Sultânü’l-Ulemâ-i Sıddîkî ve Hazret-i Seyyid Burhâneddîn Muhakkık-ı Tirmizî; ve kutbü’l-âşıkîn, gavsü’l-vâsılîn Hazret-i Hudâvendigâr râ. Ve Hazret-i Şemseddîn-i Tebrîzî ve Çelebi Hüsâmeddîn ve Şeyh Salâhaddîn-i Zerkûb-ı Konevî ve Şeyh Kerîmüddin râ; ve es-Sultân ibnü’s-Sultân Hazret-i Sultân Veled Efendi ve Vâlide-i Sultân ve Muhammed Alâeddin Efendi ve Ulu Ârif Efendi ve Âbid Efendi râ; (ve Vâcid Efendi ve Bahâeddin ÂlimEfendi ve Mazhareddin Âdil Efendi ve Muhammed Âlim Efendi ve ÂrifEfendi ve Pîr Âdil Efendi ve Cemâleddin Efendi ve Husrev Efendi veFerruh Efendi) ve Hazret-i Sultân-ı Dîvânî Muhammed Efendi ve BostânEfendi ve Ebûbekir Efendi ve Ârif Efendi ve Hüseyin Efendi veAbdülhalîm Efendi ve Hacı Bostân Efendi ve Sadreddin Efendi veHacı Ârif Efendi ve Hacı Ebûbekir Efendi ve El-Hâc MuhammedEfendi ve Muhammed Saîd Efendi ve Mahmud Sadreddîn Efendi veİbrâhim Fahreddîn Efendi ve Mustafa Safvet Efendi ve AbdülvâhidEfendi râ; ve meşâyıh-ı güzeştegân-ı în dergâh [fülân fülân] dede[3] râ; ve sâir çelebiyân ve hulefâ ve fukarâ-yı mâzî râ; ve mezîd-i hayât-ı çelebiyân ve hulefâ ve fukarâ-yı bâkî râ. Ve lâ-siyyemâ pîşvâ-yı erbâb-ı tarîkat ve cedd-i büzürgvâr-ı ashâb-ı hakîkat selâmet-i Çelebi Efendi râ; ve selâmet-i Dede Efendi râ; ve devâm-ı ömr ü devlet-i Pâdişâh-ı dîn-i İslâm güzîde-i Âl-i Osman es-Sultân ibnü’s-Sultân es-Sultân Muhammed Hân-ı Hâmis râ; ve selâmet-i şehzâdegân-ı civan-bahtân râ; ve selâmet-i vezîr-i a‘zam ve sâir vüzerâ-yı ızâm ve ulemâ-yı kirâm ve meşâyih-i zevi’l-ihtirâm râ; ve mansûr u muzaffer şüden-i asâkir-i dîn-i İslâm ve makhûr u münhezim şüden-i a‘dâ-yı dîn-i dûzah-encâm râ; ve selâmet-i (huccâc-ı) Beytullâhi’l-harâm râ; Ve rûh-ı revân-ı sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât Kalender Hacı Muhammed Dede Efendi râ; ve Halil Dede Efendi[4] râ; safâ-yı vakt-i dervîşân, hâzırân ve gâibân ve dûstân ve muhibbân râ; ez şark-ı âlem tâ be garb-ı âlem ervâh-ı güzeştegân-ı kâffe-i ehl-i îman râ; ve rızâ-i Hudâ râ fâtihatü’l-kitâb râ bi-hânîm azîzân.

Rûh-i pâk-i Hazret-i Muhammed Mustafâ râ salevât... Mefhar-i mevcûdât Muhammed Mustafâ râ salevât… Şefî-i rûz-i arasât Muhammed Mustafâ râ salevât… Azametullah râ tekbîr: Allâhu ekber Allâhu ekber, lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber, Allâhu ekber ve lillâhi’l-hamd.

Es-salâtu ve’s-selâm aleyke yâ Rasûlallâh, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Habîballâh, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Nûre arşillâh, es-salâtu ve’s-selâmu aleyke yâ Seyyide’l-evvelîne ve’l-âhırîn ve selâmün ale’l-murselîn ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn.[5]

Duanın Tercümesi:

(Meclisimizin) mübârek olması ve (okunan) âyetlerden bereketler (hâsıl olması) için; semâ, safâ, vefâ ve Hak dostlarının vecd ve halleri için; öncelikle Allâhu teâlânın büyüklüğü ve yüceliği, Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafâ’nın mübârek ruhu için; Habîbullah olan (Peygamberin) dört seçkin halîfesi için; Hz. Ali’nin (çocukları) Hz. İmam Hasan ve Hüseyn-i velî ile Kerbelâ çölündeki şehitler için; Kerbelâ çölündeki şehitler için; Hakk’ı bilen, marifet ehli olan velîler, bilhassa “Âlimler Sultanı” (Bahâeddin Veled); Seyyid Burhâneddin Muhakkık-ı Tirmizî; âşıkların kutbu, Hakk’a ulaşanların önde geleni, Hz. Mevlâna (Hüdâvendigâr için); Şems-i Tebrîzî; Hüsâmeddin Çelebi; Salâhaddîn-i Zerkûb; Şeyh Kerîmüddin; sultan oğlu sultan Hz. Sultan Veled; Hz. Mevlâna’nın annesi (Mü’mine Hatun) için; Ulu Ârif, Âbid, (Vâcid, Bahâeddin Âlim, Mazhareddin Âdil, Mehmed Âlim, Ârif, Pîr Âdil, Cemâleddin, Husrev, Ferruh), Hazret-i Sultân-ı Dîvânî Mehmed, Bostân, Ebûbekir, Ârif, Hüseyin, Abdülhalîm, Hacı Bostân, Sadreddin, Hacı Ârif, Hacı Ebûbekir, Hacı Mehmed, Mehmed Saîd, Mahmud Sadreddîn, İbrâhim Fahreddîn, Mustafa Safvet ve Abdülvâhid Çelebi Efendiler için; bu dergâhın Hakk’a yürümüş şeyhleri … dedeler için; diğer merhum çelebiler, halifeler, dervişler için; hayatta olan çelebi, halife ve dervişlerin uzun ömürlü olması için; bilhassa (bu) tarikat mensuplarının önderi, hakikat ehlinin büyük atası Çelebi Efendi’nin ve Dede Efendi’nin selâmeti için; İslâm padişahı, Osmanoğullarının seçkin (hükümdarı), sultan oğlu sultan, Sultan Beşinci Mehmed Han’ın devletinin ve ömrünün uzun olması için; büyük sadrazam ve vezirlerin, şerefli âlimlerin, saygıdeğer şeyhlerin selâmeti için; İslâm askerlerinin Hakk’ın yardımına mazhar olması ve başarıya erişmesi için; âkıbetleri cehennem olan din düşmanlarının yenilip kahrolması için; Kâbe’ye giden hacıların esenliği için; hayır ve hasenât sahibi (dergâhın kurucusu) Kalender Hacı Mehmed Efendi ve (şeyh) Halil Dede Efendi’nin ruhları için; dervişlerin, (meclisimizde) bulunanların, bulunmayanların, dostların, tarikat kardeşlerinin hayatlarının mutluluk içinde geçmesi için; dünyanın doğusundan batısına vefat etmiş bütün müminlerin ruhları için ve Allah rızası için fatiha okuyalım, ey aziz dostlar!”

Hz. Muhammed Mustafa’nın mübârek ruhu için salevât! Bütün varlıkların iftihar ettiği Muhammed Mustafa için salevât! Arasat’ta (mahşer) gününde şefaatçi olacak olan Muhammed Mustafa için salevât! Allah’ın yüceliği için tekbir! Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah’tan başka ilâh yoktur; Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Hamd Allah’a mahsustur.

Ey Allah’ın Resûlü! Sana salât ve selâm olsun. Ey Allah’ın sevgilisi! Sana salât ve selâm olsun. Ey arşın nuru! Sana salât ve selâm olsun. Ey öncekilerin ve sonrakilerin efendisi! Sana salât ve selâm olsun. Ve (diğer) peygamberlere selâm olsun. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.

Şeyh Efendi “el-fatiha” der ve postuna niyaz ederek kalkar; hey’et de onunla birlikte kalkar. Sonra semâhanede türbe varsa o tarafa yarım olarak döner, baş kesip el açarak şu duayı okur: “Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm, bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm: Elâ inne evliyâallâhi lâ havfün aleyhim ve lâhüm yahzenûn. Sadakallâhü’l-azîm ve sadaka Rasûlihi’l-kerîm. Ve nahnü alâ zâlike mine’ş-şâhidîne’ş-şâkirîne’l-âminîn. Ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn el-fâtiha.”[6]

Arkasından yine şeyh efendi mukâbele-i şerîfe gülbangini okur, hep birlikte “huuu!” çekildikten sonra âdâbına uygun şekilde iki defa selâm vererek semâhâneyi terkeder.[7]



[1] SÜSAM’da Muhtârât adlı Y95 nolu mecmuanın 272. sayfasında yer alan bu duanın, Kastamonu Mevlevîhânesi’nde okunmuş olduğu anlaşılmaktadır. Mecmuanın yazıldığı tarihlerde Konya Mevlâna Dergâhı postnişîni, son devir Mevlevilik, Türk dili ve edebiyatının önemli simalarından Veled Çelebi (İzbudak, öl.1953); Kastamonu şeyhi, değerli âlim ve şâir Ahmed Remzi Dede (Akyürek, öl.1944)’dir. Kastamonu şeyhliği, 1910-1914 yılları arasındadır.

[2] Hüseyin Top Bey, “Zamanımızda bu dua, genellikle semazenbaşı tarafından okunmaktadır.”diyor. Bkz. Mevlevî Usûl ve Âdâbı, s.117.

[3] Burada o zamana dek tekkede şeyhlik eden dedeler anılırdı. (MSM, 378)

[4] Kastamonu Mevlevîhânesi’nin kurucusu Kalender Dede (öl.1886) ve şeyh vekili Türbedar Halil Dede (öl.1896) için bkz. Sezai küçük, Mevlevîliğin Son Yüzyılı, İst., 2003, s.275.

[5] Duada ismi geçen zatlardan Hz. Mevlâna’nın makamında bulunmuş olanlar koyu harflerle gösterilmiştir. Sehven atlandığı anlaşılan isimler, aynı mecmuadan istifade ile tarafımızdan parantez içinde eklenmiştir. (Bu zatlar için bkz. MSM, s.153 vd. Mevlevilik âleminde önemli bir yeri bulunan ve Sultan Veled’in kızı Mutahhara Hatun soyundan gelen Sultân-ı Dîvânî yahut Dîvâne Mehmed Çelebi için bkz.aynı eser, s.101 vd.

[6] Yunus Sûresi, âyet 62; meâli, “Dikkat edin! Allah’ın velileri için korku yoktur; onlar mahzun da olmazlar.” Yüce Allah ve onun âlicenap Resûlü doğru söylemiştir. Biz de buna iman eden, şükreden şâhitleriz. Hamd âlemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. El-fâtiha!

[7] Bkz. MAE, 101-102; MSM, 377-379.