En Çok Kime Acırsın

Cenab-ı Allah (C.C.) Azrail′e:

- Bu dertli halktan en çok kime acırsın? diye sordu.

Azrail:

- Herkese yüreğim yanar. Fakat emri ihmal etmeden korkarım. Hatta keşke Rabbim gençleri alacağına beni alsaydı, derim.

Cenab-ı Allah (c.c.) tekrar:

- Söyle bakalım kime daha fazla acırsın? Emrimle o kadar canlar aldın, görevini yaparken en çok hangi kulum için yandın? diye sordu.

Azrail:

- Bir gün bir gemi kuvvetli dalgalar arasında bocalarken emir aldım, gemiyi param parça ettim. ”Hepsinin canını al, yalnız onların arasında filan kadınla filan çocuğun canını alma” dedin. O anayla çocuğu hariç hepsinin canını aldım. Anneyle çocuğu bir tahta parçasında sürükleniyorlardı. Sonra yine ”Annenin ruhunu al, çocuğu yalnız bırak” diye emrettin. Çocuğu anasından ayırdım ama sen de bilirsin ki, bu bana o kadar acı geldi ki hâlâ o çocuğun feryatları içimde duruyor.

Cenab-ı Allah Azrail’e:

- Zülüm gibi görünüyor ama ben o çocuğu kendi lütfumla yetiştirdim. Dalgaya ”çocuğu bir ormana at” dedim. O orman güllerle, reyhanlarla, yenmesi hoş meyve ağaçlarıyla doluydu.

Orada tatlı su kaynakları vardı. Çocuğu o güzellikler içinde yetiştirdim. Güzel sesli kuşlar ona ninni söyledi. Ağustos gülünden döşek döşedim. Onu her türlü kötülükten korudum. Güneşe, ”ona zarar verme” dedim.

Rüzgara ”ona yavaş yavaş es” diye emrettim. Buluta,”onun üstüne yağmur yağdırma”, şimşeğe”ona şuleni verme” diye büyürdüm. ”Ey kış, yeşilliğini giderme, ey yaz bu bahçeyi kavurma” diye emrettim. O çocuk büyüdüğünde annesinin ve başkalarının tesiriyle kötü bir çocuk olacaktı ama kötülük kaynağını kaybettiği için doğruyu buldu. Mutluluk içinde yaşadı ve öldü.”

Azrail:

- Ya Rabbi! Biz bilmeyiz. Her şeyi en iyi bilen ve takdir eden sensin, dedi.