Hazreti Mevlâna İnsanlık İçin Ne İfade Eder, Bizim İçin Ne İfade Etmeli?

Hazreti Mevlâna Celâleddin-i Rûmi, İslam düşüncesinin, İslam'daki dini hayatın, tasavvufi hayatın en önemli simalarından biridir. Mevlâna bu özelliği bakımından gerek Müslümanların, gerekse Müslüman olmayanların tarih boyunca dikkatini çekmiştir. Müslümanların dikkatini çekmesi de iki bakımdan düşünülebilir; birisi tasavvufî açıdan meseleye bakanlar, diğeri genelde İslami açıdan meseleye bakanlar. İslamî açıdan meseleye bakanlar Hazreti Mevlâna'yı bir âlim olarak görürler. Gerçekten de tasavvufa intisab etmeden önce Hazreti Mevlâna, döneminde medresede okutulan ilimleri okumuş ve bu ilimlerden icazet almış bir âlimdir. Daha sonra tasavvufa intisap etmiş, zamanımıza kadar gelmiş olan yazılı bilinen eserleri tasavvufîdir ama bu eserlere baktığımız zaman; tasavvufî fikirler geniş ölçüde döneminde geçerli olan Şer'i ilimlere, medrese ilimlerine istindab ettiğini görürüz. Çünkü kavramların birçoğunu o ilimlerden alıyor. Bundan anlaşılıyor ki Mevlâna; döneminin tüm ilimlerini, tasavvufun dışındaki ilimleri de, hazmetmiş bir âlimdir. Zaten Mevlâna'ya özellik kazandıran da budur. Eğer bu ilimleri tahsil etmemiş olsaydı, belki fikirleri, düşünceleri bu kadar etkili, bu kadar kapsamlı ve bu kadar içerikli olmayabilirdi. Bu bakımdan önemlidir. Genelde Mevlâna'nın İslam açısından taşıdığı önem, ister sûfi olsun ister olamasın, fikri bakımdan herkes için önemlidir ve Mevlâna İslam açısından bir İslam düşünürüdür, bir İslam şairi'dir. Mevlâna'yı sevmek dil ile değil gönülden onun misyonuna bağlılık ile mümkündür.