Mevlâna’nın Tasavvuftaki Misyonu nasıl anlaşılmalı?

Mevlâna’nın tasavvufunda gaye, kulluk ve yokluktur. Dolayısıyla hakiki padişahlık; gerçek varlık makamına erişmektir:
“Ben ne mal isterim, ne mülk; Ne devlet isterim ne saltanat. Bana o secde devletini ihsan et. Yeter diye ağlayıp sızlanmaya başlarsın. “305

“İğreti Padişahlığı Allah’a ver de Allah sana herkesin kabul edeceği hakiki bir padişahlık versin. “

“Yok olmadıkça hiç kimseye yüce huzura varmaya yol yoktur”

“Kim benlikten kurtulursa bütün benlikler onun olur. “

“Yokluk küheylanı, ne de güzel bir buraktır. Yok olduysan seni varlık makamına götürür. “

Mevlâna’nın tasavvufunda yaratılışın, hayatın manası aşktır. Aşk ise, kimseye ihtiyacı olmayan Allah’ın vasıflarındandır. Ondan başkasına aşık olmakta geçici bir hevestir. Yaratılışın sebebi bütün dertlerin dermanı, elemlerin merhemi ilahi aşktır. Tasavvuf, insanı ilahi aşka götüren, kavuşturan bir vasıtadır.

Mevlâna’nın tasavvufunda esas, gönül sahibine erişmek ve sahip olmaktır.

“Allah ile oturup kalkmak isteyen kişi, Veliler huzurunda otursun,

Velilerin huzurundan kesilirsen, helak oldun gitti. Çünkü sen, külli olmayan bir cüz’sün. “

“Velilerin huzurundan uzaklaşırsan bil ki Allah’tan uzaklaşırsın.

Gönül, seni, gönül ehlinin diyarına; ten, seni, su ve çamur hapsine çeker.

Agah ol, bir gönüldeşten gönül gıdasını al, onunla gönlünü gıdalandır. Yürü, ikbali bir ikbal sahibinden öğren”307