Hamlık Döneminin Sonları

Seyyid Burhaneddin vefat etmişti ama sözü hala Mevlana'nın kulaklarındaydı,
— Sen artık yetiştin oğlum.. Nakli, aklî, kisbî ve keşfi bütün ilimlerde eşi. benzeri bulunmayan bir arslan oldun. Ben de kendimce bir arslanım. İki arslan bir sahrada oturmaz. Onun için gitmek istiyorum. Hem benden sonra senin yanına büyük bir dost gelecek. Birbirinizin aynası olacaksınız. O, seni iç âlemin en mahrem noktalarına kadar çekecek, sen de, ona, aynı âlemi yaşatacaksın. Birbirinizi tamamlayacak ve yeryüzünün en büyük iki dostu olacaksınız...-
Kimdi bu dost?...
Mevlana bilgi bakımından kemale erişmişti erişmesine ama halâ yıllardır içini kemiren sırla süslü arayışının sancısını çekmeye devam ediyordu. İlk kez bu sancının sızısını Şam'da bir yürüyüş esnasındayken o meçhul şahsın bileğini tutup "Ey dünya sarrafı beni bul!" cümlesini işittiğinde hafiflediğini hissetmişti.
Pişmenin ilk kıvılcımıydı bu söz ve Mevlana'nın hamlık dönemi sona eriyordu.