Konyaya Yerleşmesi

Bahaeddin Veled'in vefatından sonra, durağın Konya şehri olduğuna, O'nıın mübarek cesedinin bulunduğu bu topraklarda kesin olarak yerleşmek gerektiğine artık inanmıştı. Konya'yı seviyor ve şöyle diyordu:
— Bundan sonra Konya'ya Velîler şehri deyiniz. Zira, Konya'da doğan çocuk veli olur. Sultan'ül Ulemanın mübarek cesedi, evlât ve ahfadı bu şehirde kaldığı müddetçe, burada harp olmaz, düşmanlar galip gelemez. Nihayet helak olurlar. Konya âhir zaman âfetlerinden de mahfuz kalır Zira maddî ve manevî varlığımız artık Konya'dadır.

Mevlâna, eşi ve çocukları ile birlikte, Emir Bedreddin Gevhertaş'ın yaptırdığı medresenin mütevazi birkaç hücresine yerleşmişti-. Babasının ölümünden sonra, O'nun müridi ve talebeleri, bu sefer kendi etrafını çevirdiler. Veled'in bıraktığı kürsünün tek varisi olarak görüyorlar, ondan feyz almak istiyorlardı. Fakat Mevlâna, kendisini babasının yerine lâyık göremiyor, bu kürsüye oturmanın henüz zamanının gelmediğine inanıyordu. Baha Veled, sevgili oğluna bütün bilgileri kademe kademe vermiş, hakikat yollarını birer birer açmıştı. Bilgiye ve durmaksızın okumaya susamış Mevlâna, babasının ölümünden sonra, yalnız kaldığını, onsuz hiçbir şey yapamayacağını sanıyordu. Bu sıkıntılı günlerde, yeni bir irfan güneşinin Anadolu'ya gelmekte olduğu haberi geldi. Bu, Tirmizli Seyyid Burhaneddin'di.