Bu Mescidde Sağ Çıkan Yok

Rey şehrinin yakınlarında bir mescit vadi. O mescide kim gelip gece kalıyorsa sabaha cenazesi çıkıyordu. Hatta birkaç kişi topluca kalsa hepsinin birden cenazesi çıkıyordu. Bu yüzden halk gelen gideni u yararak:

“Sakın bu mescitte misafir kalmayın yoksa canınızdan olursunuz,” diyerek uyarıyorlardı. Bunu dikkate alıp uyanlar canını kurtarıyor, dinlemeyen ve meraklarına yenilenler canlarından oluyorlardı.

Günler aylar böylece geçip gitti. Nihayet bir gün bir yolcu gelerek mescitte kalmak istedi. Bunu gören halk başına toplandı.

Herkes onu uyararak bundan vazgeçirmeye çalıştı.

“Sakın bunu yapma, yoksa canından olursun,” diye sadece onu fikrinden döndürmeye çalıştılar. Fakat o yiğit kararını vermişti. Bütün söylenenlere rağmen mescide girip uyudu. Gece yarısı bir ses duyarak uyandı.

Ses:

“Geleyim mi!? Geleyim mü?” diye bağırıyordu.

Bu korkunç ve şiddetli ses tam beş defa tekrarlandı. Yiğit hiç korkmadan ayağa kalktı ve haykırdı:

“Seni bekliyorum eğer erkeksen hiç durma gel!” Böyle söyleyince de tılsım bozuldu her taraftan altın yağmaya başladı. Hatta o kadar çok yağdı ki bir ara o yiğit kapının bu yüzden açılamayacağını sandı.

O yiğit kişi böylece cesaretinin ve kararlılığının mükâfatını gördü. Sabaha kadar altınları torbalara doldurup taşıdı.

Ömrünün sonuna kadar rahat bir hayat sürdü.