Hilebaz Kadın

Fetbaz bir kadın kocasının gözü önünde dostuyla oynaşmak istedi. O sırada bir armut ağacının altında duruyorlardı; gülerek:

“Kocacığım bu ağaca çıkıp meyve toplamak istiyorum,” dedi. Kocası müsaade etti:

“Haydi çık istediğin kadar topla, dedi. Kadın ağacın üstüne çıktı en üst dallara doğru tırmanmaya başladı. Ağacın tepesine çıkınca bağırmaya başladı:

“O yanındaki şu boyda şu elbiseleri giyinmiş yabancı kim, ne yapıyorsunuz?” Adam şaşırıp kaldı:

“Sen neler söylüyorsun kadın burada benden başka kimse yok. Galiba senin başın dolandı. Ağaçtan in,” dedi. Kadın ısrarla söylediklerini tekrarlamaya devam edince kocası:

“Senin başın dolandı ben çıkıp meyve toplarım,” dedi.

Kadın inince kocası ağaca tırmandı. Kocası ağaçta iken kadın başladı dostuyla oynaşmaya. Kocası yukardan bakınca karısının bir herifle oynaştığını görerek seslendi: “Bre utanmaz kadın o yanındaki adam kim, öyle ne yapıyorsun?” diye bağırdı.

Kadın hiç bozuntuya vermeden cevap verdi: “Her halde bu ağaçtan olacak ben de demin öyle şeyler görmüştüm, yanımda hiç kimse yok, yalnız başıma duruyorum, imnmazsan aşağıya in de bak,” diyerek işine devam etti.

Her ciddi şey maskaralara göre maskaralıktır, şakadır. Fakat akıllılara göre latifeler de ciddidir.

Bu armut ağacı benliktir, insan bu ağaçta kaldıkça gözü lası görür, olmayacak şeyler görür, fakat armut ağacından indi mi, ne düşüncede ne gözde eğrilik kalmaz.