Süt Anne

Peygamber'in sütannesi onu sütten kestikten sonra annesine teslim etmek için Kabe'ye geldi ve Hatim'e girdi. O sırada bir ses duydu, 'Ey Hatim, bugün sana yüce bir güneş doğdu. '

Halime sesin nereden geldiğini bulmaya çalıştı, ama bulamadı. Tekrar çocuğun yanına dönünce bir de baktı ki çocuk yerinde yok. Büyük bir telaş ve korkuyla aramaya başladı.

Ağlayıp feryat etti, ama bulamadı. Bunun üzerine yaşlı bir adam gelip Halime'ye, Uzza isimli bir puttan bahsetti. Uzza'nın kaybolan her şeyi buldurduğunu söyleyen ihtiyar, Halime'yi putun yanma götürdü ve puta seslendi.

'Ey Uzza, bir küçük çocuk kaybolmuş, ismi Muhammed imiş. '

Yaşlı adam bu ismi telaffuz eder etmez bütün putlar secdeye vardı,

'Aradığınız kişi vakti gelince bizim sonumuzu getirecektir, onun yüzünden dünyadan silineceğiz. O yüzden uzaklasın buradan. '

Bunun üzere ihtiyar titremeye başladı. Sonra Halime'ye dönüp,

'Sen şükür secdesine kapan, sakın endişelenme. Bütün dünya onda kaybolur ama o kaybolmaz, onu gözetleyen koruyan yüz binlerce bekçi vardır' diyerek teselli etti.

Bu sırada Abdulmuttalib olanları öğrenmiş, üzüntü içinde Kabe'ye varmıştı. Allah'a dua etti, kaybolan Peygamber'in halini bildirmesini istedi. Kabe'den gelen cevapla onun yerini öğrendiler. Yola düşüp onu buldular.