Velinin Gence Nasihatı

Adamın biri bir şehire uğradı:

“Şehrinizde akıllı bir kimse yok mudur ki nasihat alayım?” diye sordu.

“Şehrimizde ulu bir kişi var, o da kendini deliliğe vurmuş, şu sokakta çocuklarla oyun oynuyor” dediler.

Genç adam, yürüyüp oraya vardı, sopasına at gibi binmiş Veli'nin yanına, yaklaştı:

“Ey sopaya at gibi binen atlı bir an için atını bu tarafa sür.”

Veli kendisine yaklaştı:

“Ne söyleyeceksen çabuk söyle, atım çok serkeştir, pek huysuzdur. Çabuk ol ki seni tepmesin. Ne soracaksan açıkça sor,” dedi.

Genç adam gönlündeki sırrı söyleyemedi, ondan vazgeçip Veli'yi alaya aldı.

“Bu sokakta oturan kadınlardan birini almak istiyorum. Benim gibi bir adama hangisi lâyıktır,” dedi.

Veli şöyle dedi:

“Dünyada üç türlü kadın vardır, ikisi zahmet biri mihnetten ibarettir.”

Biri daima bir hazinedir onu alırsan tamamıyla senin olur. İkincinin yarısı senin olur, yarısı senden ayrı kalır, üçüncüsü ise sana hiç mal olmaz. Hadi yürü, yolumdan çekil atım seni tepmesin. Yoksa bir düştün mü bir daha kalkamazsın,” dedi. ve sopasını sürüp çocukların arasına katıldı.

Genç adam pek bir şey anlamamıştı, ona tekrar seslendi:

“Gel de hiç olmazsa şunu güzelce bir anlat, bu bahsettiğin üç çeşit kadın kimlerdir? dedi.

Veli yine atını sürerek onun yanına geldi.

“Eğer bakire alırsan tamamıyla senin olur, gamdan kurtulursun.

Yarısı senin olan duldur. Fakat hiçbir zaman sana mal olmayacak olan kadın ise çocuğu olan kadındır. Eğer kadının ilk kocasından çocuğu olursa sevgisi de bütün hatıraları da oraya gider,” dedikten sonra hay huy edip sopasını sürerek çocukların yanına gidecekken adam tekrar seslendi.