Niyaz Penceresi

Türbelerin bulunduğu yerlerde, yatırların sandukalarını görecek şekilde, türbelerin ayak veya yan taraflarına yapılan pencerelere NİYAZ PENCERESİ denilir.
Türbeye girilmeden veya türbe kapalı içeriye girilemiyorsa, dua dışarıdan bu pencerelerden okunurdu, istekler bu pencereden yapılırdı.
Mevlânâ Dergâh'ında da , dergâhın güneyinde yer alan bu pencereden bakılınca "Kıbâbü'l Aktâb" (Kutupların kubbeleri) manasına gelen Mevlânâ'nın, Mevlânâ'nın soyundan gelenlerin ve Mevlevi büyüklerinin mezarlarının bulunduğu yer görülmektedir. Bu nedenle dualar ve niyazlar halen ihtisas Kütüphanesi'nin içinde kalan bu pencereden yapıldığından, pencereye " Niyaz Penceresi " denilmiştir.

Niyaz Penceresi

Niyaz Penceresi b

Yâ Hazret-i Mevlânâ

Derhâ heme beste-end illâ der-i tû

Tâ reh nebered garîb illâ ber-i tû

Ey der kerem-i 'izzet-i nûr-efşânî

Horşîd u meh u sitâreğân çâker-i tû

Mevlânâ

Yâ Hazret-i Mevlânâ

Ey keremde, yücelikte nur saçıcılıkta güneşinde, ayında,

yıldızlarında, kendisine kul-köle kesildiği güzel.

Garib aşıklar senin kapından gayrı bir yol bulamasınlar diye,

bütün kapılar kapatılmış, yalnız senin kapın açık bırakılmıştır.

Mevlânâ

Niyâz penceresinin bulunduğu oda dikdörtgen formludur. Önceleri şeyhlere mahsus kabul salonu olarak kullanılan oda, 1926 anlında bir müddet "müdür odası" olarak kullanılmış, daha sonra "ihtisas Kütüphanesi" olarak hizmete sunulmuştur. Niyâz penceresi'nin içinde bulunduğu oda XX.yüzyılın başlarında yapılmış olmalıdır. Zira X/X.yy.ın sonlarında çekilmiş olan fotoğrafların içinde, bu oda görülmediği gibi, bu alanda şimdi yerinde olmayan bir türbede görülmektedir. Odanın batısında yer alan "Hasan Paşa Türbesi" ile, doğusunda yer alan " Payanda"nın arasında kalan boşluğun üzeri çatı, önü ise camekanla kapatılarak büyük bir oda kazanılmıştır. Bu arada fotoğraflarda yeni yapılan odanın kapısının veya kapının hemen önündeki alanda olması gereken kimliğini bilmediğimiz türbede yıkılmış olmalıdır.

İhtisas Kütüphanesi