Kimseden Bir Şey İsteme

Kul ol da yeryüzünde at gibi yürü. Cenaze gibi kimsenin boynuna binme.

Mevlâ nimetine küfranda bulunan, ister ki herkes, kendisini yüklesin de ölüyü mezara götürür gibi götürsünler.

Rüyada kimi tabuta binmiş, götürülüyor görürsen yüce mertebeli, büyük mevkili bir adam olur.

Çünkü o tabut, halkın boynuna bir yüktür. Bu büyükler de halkın boynuna yük korlar, yük olurlar.

Yükünü herkese yükleme, kendine yükle. Baş olmayı az iste yoksulluk daha iyidir.

Halkın boynuna binme de ayaklarına nikris illeti gelmesin.

Sonunda iki elinle bu biniciliğin alnını karışlarsın, fakat şimdi bir şehre benzemedesin. Şehre benziyorsun ama hakikatte bir yıkık köysün sen!

Şimdi bir şehir görünürken varlığından bez de pılını pırtını yıkık yerde çözme.

Şimdi yüzlerce bağa, bahçeye sahipken vazgeç varlıktan da aciz ve yıkık yere tapar bir hale gelmeyesin.

Peygamber, Mevla'dan cenneti istiyorsan kimseden bir şey isteme.

Kimseden bir şey istemezsen ben kefilim, cennete de girersin, Mevlâ'ya da ulaşırsın dedi.

Bunu duyan sahabi de şu kefillik yüzünden öyle ayarı tam bir hale geldi ki bir gün ata binmiş, bir yere gidiyordu.

Elinden kamçısı düştü. Attan inip kendisi aldı, kimseden istemedi.

Çünkü Mevlâ, bir şey verdi mi iyidir, kimseye kötü bir şey vermez. O, bilir ve adamın dileğini insan istemeden verir.

Fakat Mevlâ emriyle dilersen caizdir. Çünkü o çeşit istek, peygamberlerin yoludur.