3.Derece Beka

Şeyh hazretleri Fütûhât'ında şöyle buyuruyor: "Ey talib şunu iyi bil ki, bazılarına göre beka, bekâyı taat ve muvafakattir. Nitekim fena bunların katında, fenâ-yı muhalefet idi. Merğubü'l—Kulûbadlı eserinde Hz. Şems, bu mânâya muvafık olarak şöyle buyurmuştur.

Heva hevesi terketmeye fena dediler.

Beka deyince de, bütün sıfatlarını saydılar.

Bazılarına göre ise beka, kulun herşeyini, Allah'la kaim görmesi ve bitmesidir. Abd (kul) Allah ile kaim olduğu için kendi fiilini görmez. Yani tevhid-i efalde fena bulup kendini ve fiilini Hakk'ta görmektir. Bu mertebeye münasip olarak Şems hazretleri şöyle buyurmuştur:

Eğer tevhidde fânî olduysan, Hak'la hayat bekâsını bulursun.

Mademki o seninledir, sen de onunla ol Gönlünü dünyadan uzak tut

Bazılarına göre ise beka, Allah'ın ezelî ve ebedîliği ile, ebediyyete ermektir. Ve sıfatlarıyla muttasıf olmaktır.

Cümlede gördüğüm yokluk fenadır.

Beka içinde beka onunla dâimdir.

Evliya, saf kişiler ve takva sahiplerine

hiçbir zaman ölüm olmaz.

Kaşani hazretleri, Menazilü's-Sairin'de şöyle der:

"Yani, kul, Allah'ın Hayy sıfatıyla hayat-ı bakî, âlim sıfatıyla ebedî ilim sahibi olur. Gönül aynasının paslarından temizlenir ve Allah'ı müşahedeye erer."

Bizim bizliğimiz yok olunca kadem denizi dalgalandı

An be an zamanın Mansûr'uyum ve "Ene'l-Hak" derim

Şeyh hazretleri Fütûhât'ında şöyle buyuruyor:

"Ey talib! Şunu iyi bil ki, şu evliyada olan bekanın sâlike olan nisbeti bizim katımızda nisbet-i fenadan daha şereflidir. Zira fena; senin "şu şöyledir" dediğin şeyden fena kılar. Ve bekayı Hakk'a nisbet ve izafet eder. Ve fena senin kevne nisbetindir. Zira sen, "Ben şu kevinden fani oldum" dersen, senin Hakk'a nisbetin, kevne nisbetinden daha şerefli ve daha yüksek olur. Bu tarik-i evliyada, kendisinden fânî olmayan bakî olamaz. Beşeriyyetten sıyrılamayan fânî olamaz. Hâl-i beka, hâl-i fenadan üstündür."