7.Derece Tecrid

Allah u Teala âyet-i kerimesinde Musa(as)'a "ayakkabılarını çıkar" buyurdu. Ki o zaman Musa(as)mukaddes vadi olan Tuvâ'daydı. Ve arkasından ona; "Ben senin Rabbinim" dendi. Kaşani hazretleri: "Hz. Musa(as)'nın ayakkabısını çıkarması, tecrid-i hakikîden ibarettir" buyurmuştur. Yani, mertebe-i hakikat-i kevniyyeden mücerred kılmaktır. Buradaki Musa'nın(as) iki ayakkabısından kasıt bizce, dünya ve ahirettir. Bu ikisinden de pak olup fenaya ermek tecrittir.

Ağyarın düşüncesinden mücerret olmadıkça

dostun hareminde mahrem olamazsın.

Şeyhu'l-islâm hazretleri tecridi şöyle tarif eder: "Tecrid; hakikatin şuhûdundan başka sair şuhûddan arınmak ve ona yüz çevirmektir." Hakikati şahitsiz ve delilsiz, müşahede kılmaktır.

Şeyhu'l-lslâm sözlerine şöyle devam ediyor: "Tecridin üçüncü ve en kuvvetli derecesi, tecridin şuhûdundan tecrit olmaktır." Zira bir sâlik mevcudattan nazarını tecrid etse ve vahdet-i mutlakayı kendi kendine bulsa, kendi bakiyye-i vücuduyla müşahede kılmış olur. Sâlik olana lazım olan, mâsivâyı terkedip, makam-ı tefride ererek herşeyin vahdaniyyetten olduğunu bilmesidir.

Bu yolda er olana tevhîd kapısının açılması için

tecrîd ve tefrîd lazımdır.

Gönül erine önce tecrîd gerekir;

Kah'tan gönlüne tefrîd gerekir.