8.Derece Teferrüd

Ebu Hureyre (ra) rivayet ettiği bir hadiste, Resûlullah efendimiz(sav) şöyle buyurdular: "Şunu sır tutunuz ki, müferridûn olanlar sizi geçtiler. Sahabi sordu, 'Kimdir bu müferridûn ya Resulallah!" Resulallah, "Allah'ı çok zikreden zâkir ve zâkirelerdir."

Müferridûn, birşeyi ferd kılıcı (kabul edici) demektir. Yani Allah'ı birleyen demektir.

Şeyhu'l-islâm hazretleri bu mevzuda şöyle dediler: "Teferrüd, sâlikin maksudunu bir yöne tevcih etmesidir. Zira Cenab-ı Hak, "İnsan için bir kalp yarattığını ve iki kalp yaratmadığını ifade buyurmaktadır. Öyleyse sâlike lazım olan, bu tek olan kalbini onun vahdaniyyetiyle yıkamasıdır."

Ey yüzü vefa kıblesine dönük olan kimse!

Kabuğun (dışın) niçin özüne perde oldu?

Gönlünü ona buma kaptırman senin için iyi değildir.

Tek gönüllü ol. Bir dost sana yeter.

Bundan sonra sâlike lazım olan, Allah'ın vahdaniyyetini müşahedeyle fenaya ermesidir.

Eğer Allah'ı istiyorsan kendinden geç.

Beka istiyorsan, kendinden fâni ol.

Gerçekten visal lazımsa sana, mahv ol.

Çünkü Allah en iyi bilendir.