3.Derece Garip Ne Demektir-Garipler Kimdir

Amr İbnu'l-As'ın rivayet ettiğine göre bir hadîs-i şerifte Resûlüllah(sav) efendimiz şöyle buyurdular: "Allah'a en sevgili kullar, gariplerdir. Sahâbî dedi ki; Kimdir garipler ya Resûlallah? Resûlüllah(sav) şöyle buyurdular:"Dîni için (dinini yaşamak için) halktan kaçan kimselerdir. Ki bunlar kiyâmet günü Hz.lsa ile haşrolunacaklardır." "Kim garip olarak ölürse, Şehid'dir" hakikati üzere bu kimseler öldüklerinde şehiddirler. Bunlar, halkça meşhur olan ve bilinen gariplerdir. Ancak evliyaya göre garibin tarifi başkadır. Evliyaya göre asıl garib; ya hâl itibariyle veya örf itibariyle olan gariplerdir.

Şeyhu'l-lslâm hazretleri bunları ayrı ayrı şöyle tarif ediyor:"Hâlen garip olan kimseler, fâsid olan ve günahların bolca işlendiği bir zamanda sâlih olan kimselerdir, ilmen garip olan kimseler; cehaletin diz boyu olduğu zamanda, âlim olan kimselerdir. Veya münafık bir kavim içerisinde, dosdoğru olan kimselerdir. İşte kendilerine "müjdeler olsun" ifadesinin ve müjdesinin sunulduğu kimseler bunlardır."

Nitekim Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği bir hadiste Resûlallaht(sav) efendimiz şöyle buyurmuşlardır: Muhakkak ki bu din garip başlamıştır ve nihâyetinde garip olacaktır. Gariblere müjdeler olsun, Gariblere müjdeler olsun. Gariblere müjdeler olsun, İbn-i Melek hazretleri şöyle buyuruyor: "Din ehli; insanların arasında başlangıçta garibtiler. İnsanlar onları yalanlıyor ve hakir gösteriyordu. Onlar en yakınları olan akrabaları arasında bile garip yaşadılar, işte dînin (islâmı'n) âhir zamanda da müntesipleri aynı garipliği yaşayacaklardır."

İlim ve irfanla garip olan kimseler; dîde-i bâtınlarından hicabın kalkmış olduğu kimselerdir. Bunlar bu haliyle kemâl mertebesine ermişlerdir. Ve gaybî sırlara vâkıf olmuşlardır. Bunlar ulema ve ukelâ (akıl ehli olanlar) nezdinde gariplerdir. Sefihler nezdinde değil.

Bunların hallerinden ehl-i süver anlamazlar. Bunlar ancak akılların erdiği miktarca kendilerini deşifre ederler, geri kalan durumlarda da gizlerler.

Benim hâlim sana karşı kapalıdır.

Doğrusunu açıklamıyorum.

Hadisin işaretiyle söyleyeceğim.

Çünkü garibim, dil bilmiyorum.

Onun için Şeyhu'l-islâm hazretleri "Arif olan garip, gariblerin de garibidir. Zira o hem dünyada hem de ahirette gariptir diyor." Mevlânâ hazretleri bu hususta şöyle buyuruyor:

Zaten cihanda güneş gibi misli bulunmaz birşey yoktur.

Bakî olan cân güneşi Öyle bir güneştir ki asla gurub etmez.