5.Derece Berk ve Zevk

Berk, velîlik yolunun başlangıcındaki nûr-u ilâhînin tıpkı bir şimşek gibi olan tecellîsine denir. Nitekim Şeyhü-l-islâm hazretleri şöyle buyurmuştur: "Berk, kulun, velayete girmesindeki ilk nûr'un tecellîsidir." Bu nurun tecellîsi kalbe doğar ve onu velayet yoluna dahil eder. Velayetin yolundan kasıt, "seyrun fil-lahtır" (Allah'ta seyirdir). Yoksa mutlak mânâda "es-seyrü ilallah" (Allah'a seyir) olan tarîk-i tasavvuf değildir. Zira, kalbe ilk evvel doğup da kulu Allah'a seyre götüren şey, yakazadır. Ki bunu sülûkun başlangıcında izah etmiştik.

Berk ile vecdin arasındaki fark şudur. Vecd, ahvalin nurundan doğan bir nurdur. Ve ahvalin terakkisinde (ilerlemesinde) bir davettir. Berk de, envâr-ı ahvâlden bir nurdur. Ancak velîlik mertebesine bir davettir. Vecd, ahvalde orta derecede (mutavassıt) olanlara zahir olur. Berk ise sâliki Allah'ın kurbuna çeker. Ki böylece mahbûbun vechi (yüzü) ona aşikar olur.

Bundan doğan zevki Şeyh hazretleri şöyle izah ediyor:

"Meşâyihe göre zevk, her tecellinin ibtidasıdır (başlangıcıdır). Her tecellînin mebdeine zevk ıtlak olunur."

Bu zevke uzun bir müddet sahip olmaya iseşirb denir. Şeyh hazretleri mevzua devamen şöyle buyurur:

"Zevk, sana tecelli ettiği miktarca ilim verir. Bu tecellinin ölçüsünü ve derecesini ölçebilirsen müstehak olduğun şey ile amel ve teeddüp edersin (edeplenir, terbiye olunursun)."

Zevk, tecellînin mahiyetine göre çeşitlilik arzeder. Şöyle ki; tecillî surette (görünüşte) olursa, zevk hayalîdir. Yok şayet esmay-ı ilâhîde olursa, zevk aklî ve ruhanîdir. Zevk-i hayalînin eseri, nefistedir. Zevk-i aklinin eseri (tesiri) ise kalptedir. Nefsin zevkinin tesirine hükmedecek şeyler, oruç, ibâdet, zikir, Kur'an-ı Kerim okumak vs. gibi ibadet ve taatlerdir. Aklın zevkinin tesirine hükmedecek yegâne unsur ise, güzel ahlaktır. Bu ahlakın gücü, sâliki, ilahî sıfatlarla muttasıf olmaya acıktırır ve teşvik eder.

Allah herşeyin en iyisini bilir.