6.Derece Ateş ve Şirb

Ataş, şevkin aşırı derecede olması ve sahibini ateşli hale getirmesi hadisesidir. Şeyhü'l-lslâm bu mevzuda şu izahı yapmıştır: "Ataş, kişinin isteğindeki aşırılığından kinayedir." Lev' yani hararetle isteme, birşeye fazlasıyla hırslı olmayı ifade eder. Şeyh hazretleri bir diğer izahında: "Âşığın atası, maşukunun tecellîsine olup, bu tecellinin ve aşk hararetinin tesiriyle beşeriyyetten sıyrılması ve safi hale gelmesidir" demiştir. Allah aşkına susamış olan bir kimse, O'nun her tecellisinde kendisinden geçer ve sarhoş olur. Bu sarhoşluk, aşk şarâbını içmekle husule gelir. Aşk şarabını içen kendinden geçer. Nitekim bu mahalle münâsip olmak üzere Hazret şöyle buyurmuşlardır:

Şarap iç ki kadehi, sevgilinin yüzüdür.

Kadeh ayyaş sarhoşun gözüdür.

Bakî olan Allah'ın cemal kadehinden şarap iç.

Çünkü "Tanrı onlara tertemiz bir şarap içirecek" âyeti (İnsan sûresi, 21. âyet) onun sâkîsidir.

Temiz o kimsedir ki, sarhoşluk zamanı seni varlığın pisliğinden temizler.

Ne güzel içki, ne güzel lezzet ve ne güzel zevk!

Ne güzel devlet, ne güzel hayret ve ne güzel şevk!

Hazreti Şeyh Fütûhât'ında şöyle buyurdular:

"Sûret-i hamrın tecellisi, evliyanın güvenliği için bu dünyada hasıl olmaz. Velî olan kimseler bu hamrın lezzetini bâtınlarında yaşarlar. O hamrın tesiri ve hükmü bunların üzerinde zahir olmaz. Şayet bu hüküm onların üzerinde zahir olacak olsa ve onlar cennet ehli mizaçlı olmayıp bu ilme vâki olmayan bir kavmin içerisindelerse, o zaman büyük fitne çıkar. Zira bazı büyüklerin bu sarhoşluk münâsebetiyle keşf-ü esrara vasıl olmaları, istidadı ve kabiliyeti zayıf kimselerce yanlış anlaşılır ve fesada sebebiyyet verir:

Ey hârâbat rindlerinin hâlinden habersiz kimse!

Bu şaraptan tatmadan münâcâta başladın.

Bu şaraptan iste.

Çünkü Musa ondan içti de Mîkat'ta öyle habersiz kalakaldı.

Bu şarapla sarhoş olmadıkça gönül erlerinin gönül sırlarını

şath ve saçma sapan sözlerden ayırdedemezsin.

Eğer bu şarapla sarhoş olursan,

her iki dünyayı da senin mahkumun yaparlar.

Ne de güzel lütuf ve inayet!

Eğer bu şarabın tecellîsi istidat ve aklı gölgelemeyecek miktarda olursa, kemâliyle zevk bulur. Yok şayet aklına galebe çalarsa (aklı gölgelerse) dehşetten başka birşey olmaz.